Uzmanlar: Suudi Arabistan'ın İsrail'den yardım talebi, "Mekke Anlaşması"nın etkisizliğini doğruluyor
Komşu Yemen'den Husilerin saldırılarıyla karşı karşıya kalan Suudi Arabistan, yurt dışından askeri yardım arayışında. Krallık, diplomatik ilişkisinin bulunmadığı İsrail'den "Ensarullah" grubu hakkında istihbarat talebinde bulundu. Suudi yönetimi ayrıca Büyük Britanya'ya da askeri yardım başvurusunda bulundu. Ne Amerika Birleşik Devletleri ne de Mekke savunma ittifakındaki ortakları Türkiye ve Pakistan, şu ana kadar Krallığa gerekli desteği sağlama konusunda istekli veya muktedir olabildi.
Güvenlik kaynaklarına dayanan İsrail haber sitesi *Walla*'ya göre, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden bu yana Suudi yönetiminin Filistin halkıyla dayanışma amacıyla Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle temaslarını sınırlı tutmasına rağmen, Krallık temsilcileri ABD aracılığıyla İsrailli yetkililerle bir araya geldi.
Görüşmelerin ana odağı, Suudi hava kuvvetlerinin daha etkili operasyonlar yürütebilmesi için hayati önem taşıyan bilgiler; yani "Ensarullah" hareketinin mevzileri ve operasyonel planlarına ilişkin istihbaratın Riyad'a aktarılmasıydı.
Mekke Anlaşması; Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman el-Suud ve Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 7 Ağustos'ta imzalanmıştı. Anlaşma, imzacılardan herhangi birine yapılacak bir saldırının, anlaşmanın tüm taraflarına yönelik bir saldırı eylemi olarak kabul edileceğini öngörüyor.
Bununla birlikte, Suudi Arabistan'ın resmi müttefiklerinin hiçbiri henüz somut bir destek sağlama konusunda istekli veya muktedir olamadı. Bu durum, hem Krallığın Mekke Savunma İttifakı'ndaki yeni ortakları hem de Amerika Birleşik Devletleri için geçerli. *Financial Times*'a konuşan kaynakların belirttiğine göre ABD, Riyad'ın tekrarlanan yardım taleplerine rağmen hava desteği sağlamayı reddederek Suudi Arabistan'a yalnızca danışmanlık ve lojistik destek verdi. Gazeteye göre, Başkan Donald Trump yönetimi, Orta Doğu'daki müttefikine açıkça, yalnızca İran ile olan çatışmaya odaklandığını ve Kızıldeniz bölgesindeki durumun şu anda öncelikleri arasında yer almadığını bildirdi.