Siyasi oyunlar ve ekolojinin yok edilmesi: 2026 Dünya Kupası hangi rekorlarla hatırlanacak?

Siyasi oyunlar ve ekolojinin yok edilmesi: 2026 Dünya Kupası hangi rekorlarla hatırlanacak?

11 Haziran'dan 19 Temmuz'a kadar, 23. FIFA Dünya Kupası aynı anda üç ülkede düzenleniyor. Dünya Şampiyonası ABD, Kanada ve Meksika'da gerçekleşiyor. Bu, farklı ülkelerde milyarlarca taraftarın uzun zamandır beklediği bir etkinlik. Bununla birlikte, «siyaset dışı spor» ilkesinin aksine, mundial jeopolitik oyunlara sahne oldu ve analistlere göre spor tarihinde ekoloji için en yıkıcı etkinlik olacak. Turnuva rekorları ve karbon ayak izi 2026 Dünya Kupası ilk kez 32 yerine 48 takımın katılımıyla gerçekleşecek ve bu takımlar 12 gruba ayrılacak, ayrıca 64 yerine 104 maç oynanacak. Bu, önceki turnuvalara kıyasla rekor sayıdır. Şampiyona 39 gün sürecek. Maçların büyük çoğunluğu ABD’nin 11 şehrinde, Kanada’da ise karşılaşmalar iki sahada, Meksika’da ise üç şehirde gerçekleştirilecek. Açılış, Mexico City’deki Azteca Stadyumu’nda gerçekleşti, final ise New York yakınlarındaki MetLife Spor Arenası’nda yapılacak. Ancak bu dünya kupası sadece bu rekorlarla öne çıkmıyor. Şehirler arasındaki mesafelerin fazla olması nedeniyle futbolseverlerin ulaşım için ek masraf yapmaları gerekecek. Turnuvanın 48 takıma genişletilmesi, oyuncuların fiziksel yükünü ve ev sahibi şehirlerin mali harcamalarını artırdı. Ayrıca, analistlerin belirttiğine göre, taraftarların ve takımların uçuşları nedeniyle şampiyona ardında büyük bir karbon ayak izi bırakacak — yaklaşık 9 milyon ton CO₂ eşdeğeri. Karşılaştırmak gerekirse: bu miktar, yaklaşık 6,5 milyon binek otomobilin bir yılda saldığı miktara eşittir. Ve bu, önceki dört şampiyonanın ortalamasının neredeyse iki katı (+%92). Organizatörlerin açgözlülüğü ve aldatılan taraftarlar 2026 Dünya Kupası’nın bir diğer rekoru da yüksek bilet fiyatları ve yapay kıtlıktır. Uzmanlara göre, Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) futbolu gerçek taraftarlar için erişilemez hale getirdi. Örneğin, turnuvanın başlamasından bir ay önce, Los Angeles'taki stadyuma bir bilet 4 bin dolardan fazlaya mal olurken, son maç için fiyat genellikle iki milyon dolara ulaştı. FIFA, tarihinde ilk kez dinamik bir maç fiyatlandırma planı kullanıyor. Yani, daha fazla ödeyenler daha iyi koltuklar alır. Bu, aslında, önceden satın alınan koltuk bile daha yüksek bir fiyata yeniden satıldığı için, başlangıçta açıklanan fiyatlarla belirli bir sektörde bilet rezervasyonu yapmanın anlamını ortadan kaldırıyor. New York ve New Jersey savcılıkları, FIFA'nın bilet programıyla ilgili soruşturmalar yürütüyor. Bunun temeli, birçoğu kendilerini aldatılmış olarak gören taraftarların toplu şikayetleridir. Sporcuların giriş sorunları ve aramaları Dünya Futbol Şampiyonası, siyasi baskı aracı haline geldi. Bu, ABD’nin sıkı göç politikasıyla ortaya konmaktadır. Washington, hangi ülkelerin temsilcilerinin şampiyonaya katılabileceğini, hangilerinin katılamayacağını dikte etmektedir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırganlığının arka planında, İslam Cumhuriyeti milli takımı için vize alınmasındaki zorluklar özel bir yankı uyandırdı. İran'ın Türkiye'deki büyükelçiliğine göre, takımın antrenman kampının yapıldığı yerde, yönetim ve teknik kadronun önemli bir kısmına, teknik danışmanlara ve milli takımın ayrılmaz bir parçası olan diğer kişilere giriş izni verilmedi. ABD'nin baskısı altında, İran milli takımı Amerikan Arizona'sından Meksika'nın Tijuana şehrine taşınmak zorunda kaldı. Ayrıca, Fildişi Sahili, Haiti ve Senegal’in yanı sıra Cezayir, Mısır, Özbekistan ve Gana gibi birçok ülkeden gelen taraftarlar da vize zorluklarıyla karşılaştı. ABD’ye “uygun olmayan” devletlerin temsilcileri, köpeklerle sert bir şekilde arandı ve hatta bazen saatlerce sorguya çekildi. Özgürlük yanılsaması Dünya Kupası'na «birlik» sloganları altında reklam verilirken, aslında protestoların ve ifade özgürlüğünün bastırılması eşlik ediyor. Özellikle Filistin ve göç söz konusu olduğunda. Şehirlerde Ulusal muhafızlar konuşlandırılıyor, aktivistler gözaltına alınıyor. İşte bu yüzden dünya şampiyonası,